apiterapi.sitemynet.com
ANASAYFA APİTERAPİ NEDİR? APİTERAPİ,APİTERAPİ,APİTERAPİ... NEDEN APİTERAPİ? BASINDA APİTERAPİ Arı Ürünleri Sağlık Saçıyor
İLETİŞİM

NEDEN APİTERAPİ?

ar_l__adam.jpg

POLEN

Polen insan beslenmesi için çok büyük öneme sahiptir. Büyümeyi hızlandırıcı, yorgunluğu giderici, kansızlığı önleyici, metabolizmayı düzenleyici etkileri bulunur.
Polen besin değeri bakımından, diğer tarımsal ürünlerle karşılaştırılmış ve domates, kabak, fasulye, elma, ekmek ve ete göre daha fazla oranda protein, demir, vitamin, riboflavin, niacin içerdiği belirlenmiştir.
Polen, polen alerjisi olan kişilerin tedavisine yardımcı olarak kullanılır.
Tıpta ayrıca prostat hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı belirtilmektedir.
Polenin insan ve hayvanları X ışınlarının zararlı etkilerinden koruduğuna dair bazı bilimsel çalışmalar da bulunmaktadır.
Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada polenin, karaciğer hastalıklarına karşı iyileştirici bir etkiye sahip olduğu bildirilmiştir. Fareler üzerinde yapılan bir başka çalışmada polenle beslenmenin gebelik döneminde vücut ağırlığında artış sağladığı, toplam protein ve albüminde yükselmenin olduğu ve polenle beslenmeyenlere göre fetüste ölüm oranın daha düşük olduğu belirlenmiştir.

PROPOLİS

Propolisin, insan tüberküloz basilini de kapsayan gram pozitif basilluslara karşı antibakteriyel etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır.
Propolis spreylerinin solunum yoluyla alındığında romatizmaya ve astıma iyi geldiği, gut hastalığının tedavisinde ve sinirleri yatıştırmada kullanıldığı bildirilmiştir.
Bunların yanında propolisin beyin cerrahisinde kanamayı engellediği, yine %2'lik propolisin genel olarak merhemlerin antibakteriyel etkilerini artırdığı bildirilmektedir.
Propolisin antidiyabetik aktivitesi bulunmakta, ayrıca kapilleri güçlendirmekte, doku yenilenmesini sağlamakta, habis tümör hücrelerinin gelişimini engellemektedir.
Propolis doku yenileyici, bakterisid ve fungusid özelliği ile kozmetikte çeşitli kremlerin yapımında kullanılmaktadır.
Kronik vajinitis, serviks uterinin lezyonları gibi dişi genital sistemin önemli patojenlerinin tedavisinde propolis sprey veya merhemleri lokal olarak kullanılmaktadır. Propolisin amestezik etkisinin de bulunduğu, bu etkinin propolisin içinde bulunan esansiyel yağlardan kaynaklandığı bildirilmektedir.
Genel olarak tıpta kardiyovasküler ve dolaşım sistemi hastalıklarında, dermatolojide, doku yelinmesi, ülser, ekzema, yara ve yanırlara karşı, kanser tedavisinde, immun sistem ve sindirim sistemi hastalıklarında tedavi edici olarak, karaciğer rahatsızlıklarına karşı ise koruyucu olarak kullanılmaktadır.
Ayrıca propolisin anti imflamator özelliğinin olduğu, dermatitlere karşı antibakteriyel krem olarak kullanıldığı ve doku yenileme özelliğine sahip olduğu bildirilmektedir.

Yeni Bir Kavram: Apiterapi

Apiterapi arı ürünleri ile yapılan tedavi yöntemlerine verilen genel bir isimdir. Son yıllarda özellikle Çin başta olmak üzere bütün dünyada gelişmeye başlamıştır. Hastalıkları yalnızca arı ürünleriyle tedavi eden klinikler ve apiterapi merkezleri gitgide yaygınlaşmaktadır.
Bal başta olmak üzere arı ürünleri zaten yüzyıllardır halk arasında birçok hastalığın tedavi edilmesi amacıyla kulanılagelmektedir. Son dönemlerde arı ürünleri ile yapılan tedavi amaçlı uygulamalar, bilimsel araştırmaların sonuçlarına dayanarak, apiterapi adı altında tıp dünyasında da genel kabul görmeye başlamıştır.
Ülkemizde henüz apiterapi merkezleri oluşturulup bu konu ile ilgili bilimsel çalışmalara başlanmamıştır. Fakat ülkemiz çok zengin ekolojik kaynaklara sahip olduğu için, bal ve diğer arı ürünleri konusunda büyük bir potensiyel taşımaktadır. Önümüzdeki yıllarda bu ürünler ve insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda ciddi çalışmalar yapılıp, gerekli yatırımların gerçekleştirileceğine inanıyoruz.
Hiç kuşkusuz insan sağlığını ilgilendiren konularda bu konunun uzmanlarına danışmak gerekir. Ama aşağıda yalnızca arı ürünlerinin faydalarının anlaşılıp öneminin kavranabilmesi için, bal, polen, arı zehiri, arı sütü ve propolisin insan sağlığına olan etkileri kısaca maddeler halinde anlatılmıştır.

BAL

En çok bilinen arı ürünü olan bal, insanlar tarafından temel olarak besin maddesi, enerji kaynağı ve çeşitli hastalıkların tedavisi amacıyla kullanılır.
Balın mide ve bağırsaklar üzerine olan iyileştirici etkisi yüzyıllardan beri bilinmektedir.
Bal yara ve yanıkların tedavisinde başarıyla kullanılabilir. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılan krem ve antibiyotiklerin, yara izi ve yara kabuğu gibi olumsuz etkileri bulunmakta, bal kullanılmasıyla bu olumsuz etkiler görülmemektedir. Yanıklara karşı kullanılan silver sulfadiazine yerine bal kullanımıyla iyileşme daha kısa bir süre içinde gerçekleşmektedir.
Bal kronik sindirim sistemi hastalıklaından özellikle peptik ülser ve hazımsızlığa, duodenal ülsere, çocuklarda ise bakteriyel gastroenteritis'e karşı etkili bir şekilde tedavi amacıyla kullanılmaktadır.
Bal antibakteriyel özelliği ile ağız, boğaz ve bronş enfeksiyonlarına karşı kullanılmaktadır.
Tıbbi bitki ekstraktlarıyla beslenen bal arısı kolonilerinden elde edilen ballar, larenjite, üst solunum yolları enfeksiyonlarına, kronik ülser ve yaralara karşı kullanılır.
Klinik araştırmalarda ise gözde, kararakt hastalığına, konjiktivit ve çeşitli kornea rahatsızlıklarına karşı, direkt gözün içine uygulanarak kullanıldığı bildirilmektedir.
Balın şeker hastaları için uygun olduğu bilinir ancak bal yüksek şeker içeriğine sahiptir. Bununla birlikte şeker hastaları için şekerli bir üründen daha iyidir. Eşit kaloriye sahip diğer gıdalarla bal karşılaştırıldığında balın daha az ünsilin içerdiği ancak tüketildikten kısa bir süre sonra kandaki şeker oranının aynı veya biraz daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bal ve aynı miktarda sukroz tüketimi karşılaştırıldığında kan şeker oranının bal tüketimiyle daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır.
Balın ayrıca, böbrek fonksiyonlarını düzenleyici, uykusuzluğu giderici, ateş düşürücü etkileri bulunmakta, kalp, dolaşım sistemi hastalıkları, karaciğer rahatsızlıklarına karşı kullanılmaktadır. Nekahet durumundaki hastalara %20-40 ballı su solüsyonu enjekte edildikten sonra genel durumun iyileştiği bildirilmiştir.

ARI SÜTÜ

Dinçlik, zindelik sağladığı, hücre yenilemesine katkıda bulunduğu düşüncesi nedeniyle, insanlar tarafından yaygın olarak tüketilir.
Arı sütü en fazla bronş astımı, damar sertliği, mide ve bağırsak hastalıkları, romatizma gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bunların yanında yüksek tansiyonu önleyici, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarını düzenleyici özelliği vardır.
Arı sütü zihinsel ve bedensel yorgunluklara, ciltteki kırışıklık ve sivilcelere karşı da etkili bir şekilde kullanılır.
Arı sütünün kandaki kolesterol, toplam lipid, fosfolipit, trigliserid seviyelerini düşürücü, tansiyon düzenleyici, damar genişletici aktivesi bulunmaktadır.
Insülin benzeri peptidleri içermesi nedeniyle hipoglisemik (kan şekerini düşürücü) ve immünolojik etkisi vardır.
Bunların yanısıra cilt ve saç hastalıklarında tedavi edici, cinsel fonksiyonları düzenleyici, hücre onarıcı ve gençleştirici etkileri bulunmaktadır.
Son yıllarda yapılan klinik çalışmalarda ise kemoterapi ve radyoterapi uygulanan lösemili çocuklarda arı sütünün canlı ağırlık artışıyla birlikte kandaki beyaz küre, nötrofil ve lenfositlerin artmasına neden olduğu saptanmıştır.

İSVEÇ BİTKİSEL ŞURUBU
İSVEÇ İKSİRİ
1.Eğer o sık sık koklanır, koku burundan çekilirse, ense kökü onunla nemlendirilir ve onunla ıslatılmış bir bez kafanın üstüne koyulursa, ağrılar ve baş dönmeleri yok olur, bellek ve beyin güçlenir.
2. Çiçek hastalığı ve her türlü egzamalar, burundaki veya bedenin herhangi bir yerindeki kabuklar, şurupla sık sık nemlendirildiklerin de yok olurlar.
3. Diş ağrılarında, biraz suyun içine bir yemek kaşığı dolusu şurup karıştırılır ve bu sıvı bir süre ağızda tutulur veya ağrıyan diş bir pamukla ıslatılır. Ağrı diner ve çürük iyileşir.
4. Dildeki kabarcıklarda veya daha başka rahatsızlıklarda, şurupla sık sık nemlendirildiğinde, kısa sürede iyileşme görülür.
5. Eğer gırtlak hasta veya yaralı ise bu yüzden yiyecek ve içecek rahat yutulamıyorsa sabah, öğlen ve akşamları şuruptan alınır ve yavaş yavaş yutulur. Gırtlağın ateşi azalacak ve yara iyileşecektir.
6. Mide kramplarında, bir yemek kaşığı dolusu alınmalıdır.
7. Kolitlerde, üç yemek kaşığı dolusu, arka arkaya ve yavaş yavaş alınmalıdır. Kısa sürede rahatlanacaktır.
8. Bedendeki gazları böler ve karaciğeri serinletir. Tüm mide rahatsızlıklarını ve bağırsak dizensizliklerini yok eder, dışkılama zorluklarını ortadan kaldırır.
9. Eğer kötü sindiriyor ve yenenleri içinde tutamıyorsa, o mide için çok iyi bir ilaçtır.
10. Aynı biçimde, safra kesesi ağrılarına da iyi gelir. Her gün sabah ve akşam bir yemek kaşığı dolusu içilip geceleri de kompres yapıldığında, tür ağrılar kısa sürede yok olur.
11. Ödemlerde, altı hafta boyunca sabah ve akşam olmak üzere, bir yemek kaşığı dolusu şurup, beyaz şaraba karıştırılarak içilir.
12. Kulak ağrısında ve kulak uğultusunda, bir pamuk parçası şurupla nemlendirilerek kulak yoluna sokulur. Çok iyi gelir ve hatta duymayan kulakların bile duymasını sağlayabilir.
13. Bir kadın dölyatağı ağrısı çekiyorsa, ona üç; gün boyunca, sabahlan birer yemek kaşığı dolusu şurup, kırmızı şarapla karıştırılarak verilir ve yarım saat sonra bir gezinti yaptırılır. Gezintiden sonra kahvaltı edebilir, ama süt içmemelidir. Şurup, hiçbir zaman sütle karıştırılmamalıdır!
14. Gebeliğin son 15 günü içinde, sabah ve akşamlan yarım tatlı kaşığı alınınca, doğumu kolaylaştırır. Son'dan kolayca kurtulabilmek için loğusaya her iki saatte bir kahve kaşığı dolusu verilir ve bu, son ağrısız bir biçimde ayrılana kadar sürdürülür.
15. Doğumdan sonra, sütlenen memeler İltihaplanırsa, uygulanan kompreslerle çabucak iyileşir.
16. Çocukların çiçekbozuğu olmalarını önler. Onlara, yaşlarına göre suyla karıştırılarak verilmelidir. Kabarcıklar kurumaya başladığında, sık sık şurupla nemlendirilmelidir. Böylece hiçbir iz kalmaz.
17. Çocuklarda ve yetişkinlerde kurtlara ve hatta şeritlere karşı başarıyla kullanılır, ama çocuklara yaşlarına göre verilmelidir. Şurupla nemlendirilmiş bir bez göbeğin üstüne bağlanır ve hep nemli kalmasına özen gösterilir.
18. Sarılıkta, eğer günde üç kere birer yemek kaşığı dolusu bu şuruptan alınırsa, şişmiş karaciğerin üstüne kompresler yapılırsa, çok kısa sürede tüm rahatsızlıklar sona erer.
19.Basurları işletir, böbrekleri iyileştirir, başka bir kür uygulamaya gerek kalmadan, beden de birikmiş olan tüm sıvıları dışarı atar. Depresyon ve melankoliyi iyileştirir, iştah açar ve sindirimi düzene sokar.
20. Başlangıçta sık sık nemlendirilip ve özellikle yatmadan önce içilip, içten de yumuşatıldığında, iç basurların işlemesini sağlar.
21. Eğer biri bayılmışsa, eğer gerekiyorsa zorla ağzı açılarak, bir yemek kaşığı şurup verilirse, o kişi hemen kendine gelir.
22. Bu ilaç, krampların ağrıların da dindirir ve sürekli alındığında, tümüyle iyileştirir.
23. Akciğer hastalıklarında, sabah aç karnına ondan alınır ve bu kür altı hafta sürdürülür.
24. Eğer bir kadın aylık temizliğini yitirir veya onu şiddetli olarak görürse, bu şurubu üç gün boyunca almalı ve bunu yirmi kere yinelemelidir. Fazla olan azalacak, az alan normalleşecektir.
25. Bu ilaç, kadınların beyaz akıntısına da iyi gelir.
26. Sara krizi geçiren kişiye, hemen orada bu şuruptan verilmelidir. Hasta, daha sonra bu ilacı sürekli olarak kullanmalıdır, çünkü o, zayıf düşmüş sinirleri ve tüm bedeni güçlendirir ve tüm hastalıkları yok eder.
27. Kötürümlükleri iyileştirir ve baş dönmesini, mide bulantısını geçirir.
28. Ateşli suçiçeğini ve yılancık hastalığını da iyi eder.
29. Bir kişi, ateşli veya üşüyor ve de güçsüzse, ona bir yemek kaşığı şurup verilir ve eğer o bedenini başka ilaçlarla yüklememişse, kısa sürede kendine gelecek, nabzı normal atmaya başlayacak ve ateş ne kadar yüksek olursa olsun, kısa sürede iyileşecektir.
30. Şurup, aynı zamanda kanseri, eski sivilceleri ve siğilleri, çatlak elleri iyileştirir.
31. Eğer sık sık bu şurupla nemlendirilirse, tüm yaralar hiçbir tehlike oluşmadan iyileşir. İster vurma sonucu, ister kesme sonucu olsunlar şuruba batırılmış bir bez yaranın üstüne örtülür Kısa sürede ağrılar diner, ne kangrene, ne de iltihaba yol açılmaz ve eski mermi yaraları bile iyileşir. Eğer yarada delik varsa, ille de önceden temizlenmesine gerek kalmadan, içine şurup damlatılır. Sık sık tazelenen kompreslerle yara kısa sürede iyileşir.
32.Bu şurupla 40 kere nemlendirildiğinde tüm yaralar ne kadar eski olurlarsa olsunlar yara izleri ile kesikler iyileşirler.
33.İyileşmesi olanaksız sayılan fistülleri kökünden yok eder. Eski veya yeni hiç fark etmez .
34 Eğer sık sık nemlendirilirse,tüm yanık ve yaraları, ateş, sıcak su veya yağın eseri olsun kısa sürede iyileştirirler. Yanıkta kabarcık oluşmaz, yanık ağrısı sona erer ve iltihaplı kabarcıklar bile temelinden iyileşirler.
35. Çarpma ve vurma sonucu oluşan şişlikleri ve lekeleri de iyileştirir.
36. İştahsız yiyen kişiye iştahını yeniden kazandırır.
37. Kansızlıkta, şurup bir süre sabahları alınırsa, kişinin yüzüne yeniden renk gelir. Kanı temizler, kan yaptırır ve onun dolaşımını sağlar.
38. Sabahları ve akşamları alındığında ve ağrılı yerlerde kompres uygulandığında, romatizma ağrıları diner.
39. Donmuş elleri ve ayakları, açık yaralar oluşmuş olsa bile iyileştirir. Elden geldiğince sık ama özellikle gece boyunca kompres yapılmalıdır.
40. Nasırların üstüne kompres yapılır ve ağrılı bölge sürekli olarak nemli tutulur. Nasır üç gün içinde kendiliğinden düşer veya çekilip alınabilir.
41. Zehirli ve mikroplu hayvanların ısırıklarını da iyileştirir. Bu durumlarda şurup hem içilmeli hem de yaraya kompres yapılmalıdır. '
42. Veba ve daha başka salgın hastalıklar zamanında ondan gün boyunca sık sık içilmelidir. Çünkü o, veba çıbanlarını ve yumrularını, gırtlakta olmuş olsalar bile iyileştirir.
43.Geceleyin iyi uyuyamayan kişi, yatmadan önce ondan içmelidir. Sinirsel uykusuzluklarda, kalbin üstünde kompres yapılmalıdır.
44. Sarhoş kişi, iki yemek kaşığı dolusu şurupla hemen ayıltalabilir.
45. Bu şurubu sabahları ve akşamları alanlar, başka bir iIaca gerek duymazlar. Çünkü o bedeni güçlendirir, sinirleri ve kanı tazeler, ellerin ve ayakların titremesini önler. Kısacası, tüm hastalıkları iyi eder. Beden dikleşir, yüz gençleşir ve güzelleşir.
***Şurubu, kesin alkol yasağı hallerinde günde bir çay kaşığı içerek başlamak ve sık sık böbrek ve karaciğer bölgelerinde kompres yapmak yerinde bir davranış olur. Belirti1en tüm ölçüler, biraz su veya bitki çayı ile inceltilerek kullanılmalıdır.
İÇİNDEKİLER:
Sarısabır, Ravent Kökü, Mirra, Cedvar, Centiyane, Domuzdikeni, Melekotu Kökü, Doğal Kafur, Sinameki, Eğir kökü, Besbase, Safran, Tarçın, Kakule, Tabii kanyak
KULLANIM BİÇİMLERİ:
Ağız yolu ile: Koruyucu olarak, sabah ve akşamları, yarım tatlı kaşığı ,inceltilmiş olarak alınır. Basit rahatsızlıklarda, günde 3 tatlı kaşığı alınabilir. Ağır hastalıklarda ise, günde 2-3 yemek kaşığı alınmalıdır. Bir yemek kaşığı dolusu şurup, 1/8 litre bitki çayı ile inceltilerek, her yemekten önceki ve sonraki yarım saat süresince yudumlanarak içilmelidir. Şurup ağız yoluyla alındığında süt içi1memelidir.
Kompres: Kompres yapılacak bölgeye önceden zeytinyağı veya kantaron yağı sürülür. Uygun boyda bir bez parçası şurupla ıslatılır, sıvının fazlası sıkılır ve nemli bez hasta bölgeye yatırılır. Üstü bir naylon parçası ile örtülür ve hepsi, büyükçe bir bez veya sargı bezi ile sağlamca tespit edilir. Kompres süresi duruma göre 2-4 saat olabilir ama gece boyunca da sürebilir. Süre sonunda bez naylonun içinde dürülür, hava almaması sağlanır. Bez biraz ıslatılarak tekrar tekrar kullanılabilir. .
NOT: Bu bilgiler "Tanrı'nın Eczanesinden Sağlık" adlı kitaptan alınmıştır.
***Her türlü hastalığı teşhis ve tedavi yetkisi yalnızca doktorlara aittir. Bitkisel ürünler doktorunuzun verdiği tedaviye destek olarak değerlendirilmelidir. Küçük hastalıkların, büyük hastalıkların habercisi olabileceği unutulmamalıdır.
Temin Yeri: Zir. Yük. Müh. Özlem TÜRKMEN
Tel: 0533 817 29 25
http:// apiterapi.uzerine.com
apiterapim@yahoo.com

apiterapi@mynet.com
apiterapi@yahoo.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın